ABD ile İran arasında artan gerilim ve ardından gelen müzakere sinyalleri, küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya neden oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın sert açıklamalarına rağmen yeniden müzakere masasına dönülmesi, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden petrol geçişlerine ilişkin beklentileri yeniden şekillendirdi.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE PETROL AKIŞI
Posta Gazetesi Ekonomi Müdürü Bilal Emin Turan, Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji arzındaki kritik rolüne dikkat çekti:
“Hürmüz’den günlük 140-150 bin varil petrol tankeri geçiyor ve küresel üretimin yaklaşık %20’si buradan sağlanıyor. Müzakere ihtimali bile petrol fiyatlarını düşürmeye yetti. Brent petrolde %10’a yakın gerileme yaşandı ve 100 doların altı görüldü.”

ÜRETİMDEKİ AKSAMALAR VE RİSKLER
Turan, savaşın petrol üretiminde ciddi aksamalara yol açtığını vurguladı:
“28 Şubat’tan bu yana üretim tesislerinin vurulması ve depolama alanlarının dolması gündemdeydi. Üretim süreklilik gerektirir. Üretim yavaşladığında boru hatlarında tıkanmalar, basınç düşüşleri ve teknik sorunlar ortaya çıkabilir. Körfez’de üretim %55-60 oranında düştü.”
NORMALLEŞME SÜRECİ EN AZ 6 AY
Savaş sona erse bile piyasalarda hızlı bir toparlanma beklenmediğini belirten Turan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Petrol arzının normale dönmesi en az 6 ay sürebilir. İlk 3 ayda toparlanma başlar ancak tam anlamıyla eski düzene dönüş 6 ayı bulacaktır. Ayrıca ağır hasar alan bazı tesislerin tamamen faaliyete geçmesi 2 yıla kadar uzayabilir.”

RAFİNERİLERDE ÜRETİM DENGESİ DEĞİŞTİ
Küresel talep değişimleri rafineri üretimini de etkiledi. Dizel ve jet yakıtına olan ihtiyaç doğrultusunda üretim planları yeniden şekillendi:
“Uzak Doğu’da dizel ihtiyacı arttı, Avrupa’da ise jet yakıtı krizi yaşandı. Rafineriler üretimi bu ihtiyaçlara göre kaydırdı. Bu süreçte plastik hammaddesi ve gübre gibi alanlarda da sıkıntılar yaşandı.”
PİYASALARDA KIRILGANLIK SÜRÜYOR
Turan, piyasalardaki iyimserliğin büyük ölçüde psikolojik olduğunu vurguladı:
“Barış ihtimali fiyatları düşürüyor ancak fiziki arz tarafında sorunlar devam ediyor. Süreç pamuk ipliğine bağlı. En küçük olumlu haber bile piyasada hızlı tepki yaratıyor ancak belirsizlik sürüyor.”

OPEC VE ÜRETİM DENGESİ
Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC’ten ayrılması da piyasalar açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor:
“BAE, bağımsız üretim kararıyla günlük 1 milyon varile kadar ek üretim yapabilir. Bu da petrol bolluğu yaratabilir. Ancak bunun piyasaya gerçek yansıması zaman alacaktır.”
PETROL, ENFLASYON VE FAİZ İLİŞKİSİ
Artan petrol fiyatlarının küresel enflasyon üzerindeki etkisine dikkat çeken Turan, şu bilgileri paylaştı:
“Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış, dünya enflasyonunu yaklaşık 0,2 puan yükseltiyor. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirimini geciktiriyor. Aksine, birçok merkez bankası faiz artırma sürecine giriyor.”

ALTIN FİYATLARI ÜZERİNDE BASKI
Faiz artışlarının altın fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Turan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Faiz, altının en büyük rakibidir. Enflasyon ve faiz artışı nedeniyle altın fiyatlarında baskı sürüyor. Kısa vadeli yükselişler görülse de geri çekilmeler devam edebilir.”